Aileler Motive Edici Olmalı

  • Aydın Gazete
  • 5 Aralık 2016
  • Yorumlar Kapalı

Karademir, “Aileler işin motivasyon kısmında olmalılar, çocuklarına destek versinler”

     

Son yıllarda Türkiye’de basketbol adına güzel şeyler yapılıyor bu dönüşümü gerçekleştirecek ve devamlılığını sağlayacak olan elbette genç, dinamik nesil. Dönüşümün en önemli ayağını takımların alt yapıları, geç yaştaki sporcular ve genç çalıştırıcılar oluşturuyor. Bu anlamda Pınar Karşıyaka Spor Kulübü  yıllar içinde büyük bir özveri ve istikrar örneği oldu. Önce A Takım’ın şampiyonluğu ardından altyapıdaki başarılar; Genç Takım’ın Türkiye şampiyonluğu, yıldız, küçük ve minik takımların İzmir başarıları ve bu başarılarla Türkiye sıralamasında yer almaları. Gözden kaçırmanın mümkün olmadığı bu başarıyı Pınar Karşıyaka Yıldız Takım Başantrenörü Evren Karademir ile konuştuk. Kendisi aynı zamanda Pınar Karşıyaka TB2L takımında da Murat Ersöz’ün yardımcı antrenörlüğü görevini sürdürüyor.

Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu mezunu olan Karademir, “Tabi antrenörlük mesleği sadece çıkıp antrenman yaptırmak değil, bundan ziyade içinde psikolojinin, antrenman biliminin, fizyolojinin de olduğu bir meslek. Yeri geliyor sporcunuz sakatlanıyor sağlıkçı oluyorsunuz, üniversitede bizler bunun eğitimini aldık. Her şeyin mutlaka bir antrenörde bulunması gerekiyor. Bizde bunları aklımıza göre değil hocalarımıza danışarak yapıyoruz. Hala psikolojik bir durumda oyuncuma karşı veya problemli bir sporcuya karşı nasıl davranmam gerektiğini hocama danışıyorum. Onu kırmadan ondan en fazla verimi almak için üniversite hocalarımdan yardımlar alıyorum” dedi.

 

Evren Karademir,   “1988 İzmir doğumluyum. Basketbola Tuborg SK da başladım 14 yıl altyapı ve A takımlar olmak üzere basketbol oynadım. Bunun 7 yılı alt yapı ve diğer dönemde ise A takımda geçti. A takımda kısa bir süre Pınar Karşıyaka süper lig takımında daha sonra İzmir Büyükşehir, Marmaris, Tire, Akhisar takımlarında oynadım. Arkasından yaşanan sakatlıklar basketbol oyunculuğunu bırakıp antrenörlük mesleğine yönelmeme neden oldu. 2012 yılının Aralık ayından bu yana da Pınar Karşıyaka kulübünde antrenörlük yapmaya devam ediyorum” dedi.

Spora, basketbola küçük yaşta başlamanın öneminden bahseden Karademir,    “Aslında tüm spor branşlarına küçük yaşta başlamanın avantajları var. Çünkü branşa ait koordinasyon küçük yaşta kazanılır. Koordinasyon eğitimi özellikle branşın gerektirdiği özelliklerin  yüzde  75’i 10-11 yaş sürecinde kazanılır. O yüzden basketbolun temel olarak gerektirdiği fundamental eğitiminin küçük yaşlarda verildiği oyuncular, üst seviyelerde daha ön plana çıkarlar. Bazı ekstra durumlar elbette olur, örneğin; Kerem Gönlüm basketbola 17 yasında başlamış ve senelerdir basketbol oynuyor. Ama bu ekstra durumlarda farklı ayrıntılar göze çarpacaktır. Kerem Gönlüm’ün uzun boyu, uzun kolları fiziksel üstünlüğü olmasından dolayı senelerdir basketbol oynadığı ortada. Ufak tefek istisnalar dışında küçük yaşta alınan eğitimlerin çok büyük faydası olduğunu düşünüyorum” dedi.

İyi bir basketbolcu yetiştirmek isteyen ailelerin ekstra bir çabaya girmelerinin  gerekmediğini ifade eden Karademir, “Onlar işin motivasyon kısmında olmalılar, çocuklarına iyi bir destek sağlayabilirler. Bu destek çok fazla ayrıntıya girmeden, ‘Bugün maçta elinden geleni yaptın oğlum-kızım, bir dahaki maçta daha iyi olacağına inanıyoruz”  gibi basit klasik cümlelerle çocuğu motive ederlerse bu çocuğun basketbolu kötü oynasa bile kırılmamasını sağlayacaktır diye düşünüyorum. Ben beş yıldır altyapı antrenörlüğü yapıyorum, benim de altyapıda oynadığım dönemi ele alarak ki bu konuda 14 yıllık bir geçmişim var. A takımlarda oynadığım zamanı bu süreden çıkararak söylüyorum. Aileler tarafından yapılan baskıların çocuğun, oyuncunu üzerinde olumlu bir etki oluşturmadığını ayrıca çocuğun bu anlamda gerilediğini düşünüyorum. Basketbol anlamında doğru veya yanlış üzerine gidilmemeli tamamen koçun inisiyatifine bırakmaları gerekir. En önemlilerinden biri de çocuklarını inandığı koca göndermeliler” diye konuştu.

 Karşıyaka Yıldız Takımını değerlendiren Karademir, “Karşıyaka’nın 2001 jenerasyonu önemli bir jenerasyon. İki yıl önce küçüklerde Türkiye dördüncüsü oldu. O takıma şimdi iki tane yetenekli oyuncu ilave ettik. Hepsinin basketboldan bir beklentisi var. Bunların yanında tabi ki gerçekçi düşünmek gerekirse, eğitimlerinin de aksamaması gerekir. Bence hepsinin bir üniversite mezunu olması gerekir diye düşünüyorum. Basketbol konusunda çok hırslılar. Ben eğitim durumlarını aileleriyle konuşup öğreniyorum. Bizlerin verdiği nasihatlerde akıllarında kalıyor. Basketbol olarak hedefleri olan, çalışkan ve bu işe ciddi bakan oyuncular. Zaten böyle de olması gerekir. Artık yetenekli bir oyuncu bile olsa bu işe önem vermiyorsa ve zaman ayırmıyorsa unutulup gider. Bunun tarihte çok örneği var” dedi.

Türk basketbolunun son zamanlarda yükselen grafikleri olduğunu ifade eden Karademir, “Fenerbahçe’nin Avrupa ikincisi olması, Galatasaray’ın ÜLEB kupasını kaldırması, Karşıyaka’nın daha önce Eurochallenge finali oynaması sonrasında aynı başarıyı Trabzon sporun da göstermesi. Kulüpler seviyesinde Avrupa’da iyi durumdayız ama milli takımlarda biraz geride kaldığımızı düşünüyorum. Tabi bunda yabancı sınırlamasının arttırılması ön planda olabilir” dedi.

Geri «
İleri »
Tren Seferleri Otobüs Seferleri Rüya Tabirleri Yemek Tarifleri Sinema Telefonlar