35 dakikada firmanızın inovasyon karnesi elinizde

  • Aydın Gazete
  • 8 Kasım 2017
  • Yorumlar Kapalı

Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Teknoloji ve Transfer Ofisi(EBİLTEM-TTO) tarafından geliştirilen ve Üniversite Sanayi İşbirliği Merkezleri Platformu(ÜSİMP) aracılığıyla Türkiye genelindeki 15 Teknoloji Transfer Ofisi tarafından firmalara ücretsiz olarak sunulan hizmet, 35 dakikada uluslararası 24 parametrede firmaların inovasyon karnesini sunuyor.

“Firmanız ne kadar inovatif? Rakipleriniz karşısındaki durumunuz ne? Sektörünüzdeki durumunuz ne? Sorunlarınızı çözmeye nereden başlamalısınız?” gibi daha pek çok soruya ÜSİMP İnovasyon Karnesi ile 35 dakikada online olarak yanıt bulmak mümkün. Firmalara ücretsiz olarak sunulan hizmet için ister bilgisayardan, ister cep telefonundan hazırlanan ankete yanıt vermek yeterli. Ege Üniversitesi EBİLTEM-TTO tarafından geliştirilen ve ÜSİMP tarafından lisanslanan hizmetten bugüne kadar 500’den fazla şirket yararlanırken, Ege Üniversitesi EBİLTEM-TTO aracılığı ile bu hizmeti alan 200’den fazla firmaya mentörlük hizmeti verildi, Avrupa’daki firmalar ile bağlantıya geçmeleri sağlandı, akademisyenler ile bir araya gelen firmalar üniversite-sanayi işbirliği içinde kontratlı anlaşmalar gerçekleştirdi.

Yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirmek ve bunlardan ticari gelir elde etmek amacı ile yürütülen tüm süreçleri kapsayan “inovasyon”, son yıllarda tüm sektörler için yükselen ve kazandıran değer haline geldi. 2000 yılından bu yana İnovasyon Karnesi hizmeti çalışmalarını sürdüren EBİLTEM-TTO Müdür Vekili Doç. Dr. Serdal Temel, firmaların neden bu hizmetten yararlanması gerektiğini şöyle açıkladı:

ŞİRKETİNİZİN DURUMUNU ÖĞRENİN

“Orta ve uzun vadede, strateji oluşturarak daha inovatif bir firma olmak için önce mevcut sorunların görülmesi, sonra bu sorunların çözülerek gelişme sağlanması gerekiyor. İnovasyon Karnesi hizmeti, firmanın Türkiye’deki, bölgesindeki, sektöründeki durumunu ve hatta firmanın kendi içindeki durumunu yine ondan aldığı bilgilerle uluslararası parametrelere göre değerlendiriyor. Bu değerlendirmenin birkaç çıktısı var. Öncelikle firma, kendi içindeki sorunları, birimler arası durumu hakkında bilgi edinmiş oluyor.

Öte yandan da, sektörü, bölge ve ülke içindeki rakiplerine göre durumunu tespit etmiş oluyor. Bu sayede kendi içindeki sorunları çözüp inovasyon için gerekli altyapıyı hazırlama şansı elde ediyor. Sonrasında da verdiğimiz mentörlük hizmeti başta olmak üzere diğer hizmetlerden yararlanarak inovatif çalışmalar gerçekleştiriyor.” Doç. Dr. Temel ayrıca, İnovasyon Karnesi hizmetinden her yıl yararlanılması halinde hizmetin firmalara uzun vadeli durum değerlendirmesi yapma şansı verdiğini söyledi.

TÜRKİYE’NİN İNOVASYON KARNESİ OLUŞTURULACAK

Bugüne kadar İnovasyon Karnesi hizmetinden yararlanan firmaların verdiği yanıtlardan elde edilen sonuçları değerlendiren Doç. Dr. Serdal Temel, bu hizmetten elde edilen verilerle 3 yıl sonra Türkiye’nin inovasyon karnesinin ortaya çıkacağını söyledi. Sonuçları değerlendiren Temel, şu saptamalarda bulundu:

HEDEF RADİKAL İNOVASYON OLMALI

“Radikal inovasyon daha önce hiç yapılmamış, dünya için yeni bir ürün veya hizmetin ortaya konulmasıdır. Diğer bir inovasyon türü ise süreç inovasyonudur. Süreç inovasyonu, mevcut ürün ve hizmetlerin üzerinde adım adım yapılan, bir dizi geliştirme ve iyileştirme faaliyetini içeren çalışmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bizler daha çok radikal inovasyon yerine süreç inovasyonu yapıyoruz, var olanı geliştiriyor, süreci iyileştirerek maliyeti aşağıya çekiyoruz. Maliyetleri aşağı çekiyoruz ama bir buluş yapıp ticari anlamda kazanç elde edemiyoruz.”

AÇIK İNOVASYON YAPMALIYIZ

“Firmalar için en büyük sıkıntılardan biri, kapalı inovasyon yapılması. Yani üniversitelerle, tedarikçilerle, müşteri ve rakiplerle bir araya gelip işbirliği yaparak açık inovasyonu gerçekleştiremiyoruz. Herkes kendi yağı ile kavrulup içine kapanıyor. İnovasyon performansımızın gelişmesi için daha dışa açık, dışarıdaki bilgileri alıp özümseyerek firma içinde daha başarılı çıktılara dönüştürmede çok da başarılı değiliz.”

DAHA FAZLA ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ

“Üniversite sanayi işbirliği noktasında üniversite, sorunun çözüm noktası olarak değerlendiriliyor. Oysa üniversite, firmanın 10 yıl sonra yaşayacağı sorunu tespit edip ona bugünden çözüm getiren kurum olarak değerlendirilmeli. Üniversite-sanayi işbirliği, olmayan bir ürünün, teknolojinin geliştirilmesi için yapılmalı ama bizde daha çok laboratuvar, analiz, test gibi işlemler yapılıyor. Tabii bunlar da oldukça önemli ama bu seviyeden çıkıp yeni ürün ve teknolojiler geliştirme düzeyine çıkmamız önemli.”

DEVLET DESTEKLERİNDEN YARARLANILMALI

“Firmaların, devlet tarafından sunulan Ar-Ge ve inovasyon desteklerinden yararlanma düzeyi çok düşük. O kadar devlet desteğinden firmaların yararlanma düzeyi yüzde 1 bile değil. Örneğin İzmir’de imalat sektöründe faaliyet gösteren 28 bin firma var. TEYDEB’e (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) başvuran firma sayısı bunun yüzde 3’ü bile değil. Destek alma düzeyi oldukça düşük, bunun artırılması gerekiyor.”

Geri «
İleri »
Tren SeferleriOtobüs SeferleriRüya TabirleriYemek TarifleriSinema Telefonlar