Söke Milas Yolunda Bir Su Samuru Ölü Bulundu

  • Aydın Gazete
  • 19 Temmuz 2017
  • Yorumlar Kapalı

Ekodosd Açıklaması

Bisikletten inerek hayvanı tespit etmeye çalışır. İnternetten yaptığı araştırma da hayvanın bir su samuru olduğunu öğrenince, Milli Park Müdürü Koray AŞIK’a ulaşarak durumu bildirir. Milli Park Müdürü Koray Aşık tarafından bir ekip gönderilerek, su samuru yerinden alınıp, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne gönderilir. Veterinerlik Fakültesi Anabilim Dalında incelemesi yapılacak su samuru, daha sonra tahniti yapılarak müzeye konulacak.

Yarısucul bir canlı olan Su Samuru (Lutra lutra) sansargillerden olup, yaşam alanlarının azalması, aşırı kirlilik ve çevresel faktörlerle sayıları günümüzde oldukça azalmıştır. Doğada eski yıllara göre yiyecek sıkıntısı çeken bu canlıların habitatları korunamadığından, yaşamlarını sürdürmek ve nesillerini devam ettirmek için farklı yöntemler ve davranışlar içine girdikleri görülmektedir. Bunun en iyi örneklerinden biri 7 ay önce Kuşadası’nda yaşanmıştı. Kentin göbeğinde yer alan Kuşadası Setur Marina içinde nereden geldiği belli olmayan bir susamuru yat üzerinde avladığı balığı yerken görüntülenmişti. Bugün meydana gelen olay çok önemlidir. Bir susamuru belki de tarihinde ilk kez bir karayolunda bir araç tarafından ezilerek yaşamını yitirmiştir. Söke – Milas karayolu 1950’li yıllarda yapılmıştır. Karayolu Batı Anadolu’da yaban hayatının en zengin olduğu bölgenin tam ortasından geçmektedir. Söke-Milas karayolunun yapılmasından günümüze kadar, insanların yolda daha rahat ulaşım sağlaması için, genişletmeler ve birçok değişimler yapılmıştır.

Ancak zengin bir ekosistemin devam ettiği bölgede yaban hayatı göz ardı edilmiştir. Beslenme, barınma ve üreme için sürekli yer değiştiren yaban hayvanlarının, son yıllarda daha da genişleyen ve geçişi zorlayan uygulamalarla, yaban hayatının ölüm yolu olarak bilinen ve habitatları bıçak gibi ortasından kesen yaklaşık 30 km.lik Söke-Milas karayolunda, hemen hergün onlarca hayvanın ezildiği görülmektedir. Özellikle domuz çarpmalarında sürücülerin de tehlike altına girdiği kazalarda birçok farklı tür ölmektedir. Dünyanın pekçok ülkesinde karayollarının ve otobanların üstlerine yaban hayatı geçiş koridorları yapılmaktadır. Bu uygulama ova olması nedeniyle buradaki karayolu için uygun olmasa bile, Söke-Milas karayolunun altında belirli kilometrelerde eski yıllarda su geçmesi için yapılan menfezler, yaban hayatı geçiş koridoru olarak düzenlenebilir.

Bugün yaşanan olay Söke-Milas karayolunun 8. Km.sinde yaşanmıştır. Yapılan inceleme de ölen su samurunun, Karanfil Azmağı’ndan, yolun karşısında bulunan Erikli Azmağı’na geçeceği sırada ezildiği tahmin edilmektedir.

Yaban hayvanlarını karayolundan başka bekleyen en büyük tehlike, yaşam alanlarının yok olması ve azalmasıdır. Bu anlamda Söke Ovası’nda bulunan eski menderes yatakları olarak bilinen azmakların önemi çok büyüktür.

Bu azmaklar, geçtiğimiz günlerde Kuşadası’nda yapılan Milli Parkın Dilek Yarımadası Bölümü’nün Snırlarının Genişletilmesi Çalıştayı’nda, Doç. Dr. Ortaç ONMUŞ’un sunumunda belirttiği gibi, başta susamurları olmak üzere, pekçok yaban hayvanının, sürüngenin, amfibinin ve su kuşlarının yaşam alanı olduğu gibi, aynı zamanda Dilek Yarımadası, Bafa Gölü ve Beşparmak Dağları’na geçiş koridoru sağlayan çok önemli sulak alanlardır. 

Sağlıklı bir sulakalan ekosisteminin göstergesi olan susamurlarının Söke Ovası’nda ki azmaklarda yaşadığı bilinse de, bugüne kadar kayıt altına alınamamıştı. Önceki yıllarda Priene antik kentinin altında bulunan bir azmakta balık avlayan bir balıkçının pinterinde ölü olarak bir susamurunun varlığı tespit edilmiş ancak fotoğraflanamamıştı. Bugünkü üzücü olayla, duyarlı Yücel Sevinç’in dikkatiyle kayıt altına alınan bu nadir canlının varlığı kanıtlanmış oldu. 

Azmaklardaki balık stoklarının azalması, bu hayvanların yer değiştirmelerine neden olmaktadır. Karada 5-6 km. yürüdüğü bilinen bu canlılar, beslenme zorluğu çektiklerinde kendilerine başka beslenme alanı seçmek için yer değiştirmek zorunda kalmaktadır. Söke Ovası’nda bulunan azmaklara su birikintisi olarak bakmamak lazımdır. Bu sulak alanlar birçok türe, susamurları gibi nadir canlılara ev sahipliği yapmakta ve yaban hayatına geçiş koridoru sağlamaktadır.

Söke Ovası’ndaki zengin biyolojik çeşitliliğin oluşmasını sağlayan, yaban hayatının son yaşam alanları olan azmaklarla ilgili koruyucu önlemler mutlaka alınmalıdır. Mahalli Sulak Komisyonunu bir an önce toplanarak işlevsel hale gelmeli ve biyolojik çeşitlilik için çok önemli olan bu alanlar değerlendirilmelidir. Yaşam alanı olan bu azmakların korunması birçok canlı türünün korunması demektir.

Geri «
İleri »
Tren SeferleriOtobüs SeferleriRüya TabirleriYemek TarifleriSinema Telefonlar