TRT yok saydı, Vali bey eksik saydı

  • Aydın Gazete
  • 13 Temmuz 2017
  • Yorumlar Kapalı

Devlet kurumlarını yönetenler siyasete soyundu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü, 25 gün sonra 2 milyondan fazla kişinin katılımıyla yapılan mitingle sona erdi. Pazar günü Maltepe Sahili’nde yapılan mitingi Türkiye’deki yerel ve yaygın medyanın yanı sıra dünyanın önde gelen çok sayıda yabancı basın kuruluşu canlı olarak yayınladı. Adalet Mitingi’ni yerli ve yabancı çok sayıda basın kuruluşu saniye saniye verirken gelirinin yüzde 85’ini halktan kesilen paralardan elde eden TRT’de bir dakika dahi yer almadı.

TALİMAT KİMDEN?

TRT’nin taraflı ve kabul edilemez yayın politikasını Meclis gündemine taşıyan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. CHP Milletvekili Atila Sertel, “2 milyondan fazla kişinin katılımıyla yapılan, Türkiye genelinde milyonların desteğini alan Adalet Mitingi’ne TRT’nin kör, sağır, dilsiz kalmasının sebebi nedir? Mitingin yayınlanmaması için kim veya kimler talimat vermiştir” diye sordu.

TRT’nin “adaletsiz” yayın politikasının Adalet Yürüyüşü ile tamamen ayyuka çıktığını ifade eden Sertel, yarım asırlık kurumun bütün değerlerinin yok edildiğini ve AKP iktidarının çiftliği haline geldiğini söyledi.

MUHALİFLERDEN KESİNTİ YAPILMASIN!

TRT’nin 2 milyarı bulan bütçesinin yüzde 85’inin elektrik enerjisi hasılat payı ve bandrol gelirlerinden elde ettiğini ifade eden Atila Sertel, şunları söyledi:

“Tüm dünyanın izlediği Adalet Mitingi TRT ekranlarında bir dakika dahi yer almadı. Bu yürüyüş dünyanın her yerinde haberdir. Üstelik bunu ana muhalefet partisi lideri yapıyorsa çok daha önemli bir haberdir. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ile hükümetin attığı her adımı canlı yayınlayan TRT, dünya siyasi tarihine rekor olarak giren bu yürüyüşü görmezden gelmiştir. TRT’de habercilik ve tarafsız yayıncılık bir kenara bırakılmış ‘sahibinin sesi’ yayıncılığına başlanmıştır. O halde belli bir kitlenin ve partinin sesi haline gelen TRT için bundan sonraki süreçte iktidarı desteklemeyenlerin elektrik faturalarından kesinti yapılmaması ve aldıkları elektronik aletlerin bandrol gelirlerinin TRT’ye aktarılmaması gerekmektedir. TRT’ye sadece izleyenler ve AKP’yi destekleyenler katkıda bulunsun! Halkın tamamından alıp, belli bir bölümüne göre yayıncılık yapmak asla kabul edilemez. TRT’den sorumlu Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve TRT’nin çiçeği burnunda Genel Müdürü İbrahim Eren halka bunun hesabını vermelidir.”

YENİ GENEL MÜDÜR VEFA BORCUNU ÖDÜYOR!

Öte yandan TRT’nin yeni genel müdürünün Bilal Erdoğan’ın okul arkadaşı olduğunu geçen yıl gündeme getiren ve Haziran ayında yapılan KİT Komisyonu’nda İbrahim Eren’in yeni genel müdür olacağını açıklayan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “TRT Genel Müdürlüğü’ne atanan İbrahim Eren, yeterli liyakata sahip değildir. Buna rağmen yaklaşık 4 yıldır TRT Genel Müdür yardımcılığı yapmakta ve kurumun bütçesini neredeyse tek başına yönetti. Zamanın genel müdürü Şenol Göka’ya herkesin huzurunda söyledim, TRT’yi ne yazık ki siz değil Bilal Erdoğan’ın arkadaşı yönetiyor, dedim. İbrahim Eren, 12 yıllık memuriyet şartını taşımıyor, TRT genel müdürü olamaz. İbrahim Eren’in TRT Genel Müdürü olmasıyla yarım asırlık kurum tamamen AKP’ye teslim olmuştur. TRT, A Haber, ATV olmuştur.

Önce Bilal Erdoğan vefalı davranıp arkadaşının TRT’nin başına gelmesinin yolunu açmıştır. Şimdi vefa sırası İbrahim Eren’dedir. Gelir kaynağını halktan sağlayan TRT ve başındaki kişi, bu süreçten sonra vefa borcunu halka değil, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’na ödeyecektir” diye konuştu.

Geri «
İleri »
Tren SeferleriOtobüs SeferleriRüya TabirleriYemek TarifleriSinema Telefonlar