Coğrafi İşaret Tescilli Oğlak Sahneye Çıktı

  • Aydın Gazete
  • 29 Nisan 2017
  • Yorumlar Kapalı

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI TÜFENKCİ: “DÜNYA PAZARLARINDA COĞRAFİ İŞARET TESCİLLİ ÜRÜNLER, EŞDEĞERİNE GÖRE 2,2 KAT DAHA PAHALIYA SATILIYOR.

 

-BİLİM SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI ÖZLÜ: “BU KONUYA İLGİMİZ ROMANTİK BİR İLGİDEN İBARET DEĞİL.”

 

-TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU: “LALE HOLLANDA’NIN AMA ANAVATANI TÜRKİYE.”

 

-ATO BAŞKANI BARAN: “ANKARAMIZI BU ÜRÜNLERİN TİCARET MERKEZİ HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ.”

 

-ZİRVEYİ 5 BİNİ AŞKIN İZLEYİCİ TAKİP ETTİ. 

 

Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) düzenlediği Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi ATO Congresium’da başladı.

 

3 bin 500 kişilik salonun tamamen dolduğu ve çok sayıda katılımcının ayakta izlemek zorunda kaldığı zirveye, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Maliye Bakan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu, TBMM İdare Amiri Erdoğan Özegen, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Ankara Valisi Ercan Topaca, Malatya Valisi Mustafa Toprak, milletvekilleri, valiler, çok sayıda ilin oda ve borsa başkanları, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür, TOBB Yönetim Kurulu Üyeleri, ATO Yönetim Kurulu, Meclis ve komite üyeleri ile öğrenciler katıldı.

 

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, zirvenin açılış töreninde yaptığı konuşmada, dünya pazarlarında coğrafi işaret tescilli ürünlerin, eşdeğerine göre 2,2 kat daha pahalıya satıldığını belirterek, “Türkiye’de coğrafi işaretli olma kapasitesine sahip ürün sayısı, Avrupa Birliği toplamından daha fazla” dedi. Yöresel ürünlerin, coğrafi işaretli ürünler kategorisine girmesi ve ekonomik değer haline gelmesi için bu alandaki fuarların önemli olduğuna işaret eden Tüfenkci, şunları söyledi:

 

“Yöresel ürünler ile coğrafi işaretli ürünlerin birbirinden ayrılması gerekiyor. Yöresel ürünler, farklılıkları, kaliteleri ve üretimlerindeki tekillikleri ile ön plana çıkarlar. Bizde ekmeğin, tarhananın, reçelin, peynirin sayılamayacak kadar çeşidi vardır. Coğrafi işaret ise belirli bir bölgeden kaynaklanan bir ürünün, sadece o bölgede bulunabilecek karakteristik özellikler taşıdığını ifade eden ad ve işaretlerdir. Bunlar tarım ürünleri olabildiği gibi el sanatları, maden, değerli taşlar ya da yöresel yemeklerden de oluşabilen anonim değerler olabilir. Bir ürünün coğrafi işaret almış olması, ürünün tüketicisi için ürünün sadece kaynağını, karakteristik özelliklerini değil, karakteristik özellikleriyle coğrafi alan arasındaki bağlantıyı gösteren ve tüketilen ürünü garanti altına alan bir nevi kalite tescilidir.” 

 

Tüfenkci, Türkiye’de bulunan yöresel ürünlerin her birinin coğrafi işaret almaya ve dünya markası olmaya aday olduğunu vurgulayarak, “Bu ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan hem de kültürel zenginliğimizi yaşatıp gelecek kuşaklara aktaran değerli mirasımızdır. Anadolu’daki zengin üretim için coğrafi işaretleri kullanmalı, ekonomik değerlerini artırmalıyız” ifadelerini kullandı. Yöresel ürünlere coğrafi işaret kazandırılması ve bunların markaya dönüşmesi noktasında her türlü desteği vermeye hazır olduklarının altını çizen Tüfenkci, “Her yöresel ürünün, her marka gibi bir hikâyesi olmalı. Bu hikâyeyi o yörenin insanları yazacak” diye konuştu.

 

ÖZLÜ: İLGİMİZ ROMANTİK BİR İLGİDEN İBARET DEĞİL

 

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, coğrafi işaret korumasının ekonomik değerinin ciddi bir boyut taşıdığını belirterek, “Bu konuya ilgimiz romantik bir ilgiden ibaret değil. Ekonomik ve rasyonel açıdan, şehirlerimizi geliştirmek, bölgesel kalkınmayı hızlandırmak açısından bu konuyu çok önemsiyoruz” dedi. Tüketicilerin geleneksel ve yerel ürünlere ilgisinin son zamanlarda arttığına işaret eden Bakan Özlü, Türkiye’de coğrafi işaret konusunda farkındalık oluştuğunu söyledi. Tescil edilmiş ürün sayısının 204, inceleme aşamasındaki başvuru sayısının ise 302 olduğunu bildiren Özlü, “Bu sayılar yeterli değil. Bizim yaptırdığımız bir araştırma, 2 bin 500 civarında ürünün coğrafi işaret tescili alabilecek bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor. AB’deki tescilli ürün sayımızı artırmak hem oda ve STK’larımızın hem yerel yönetimlerimizin hem de bizim üzerimize bir borç ve vazifedir” diye konuştu. Coğrafi işaret tescilinin kağıt üzerinde kalmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Özlü, “Başarı kriterimiz bunun ötesine geçmeli, coğrafi işaret tescilini ekonomik faydaya dönüştürmek olmalıdır” dedi. Bakan Özlü, Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’ni düzenleyen ATO’ya da teşekkür etti.

 

HİSARCIKLIOĞLU: LALE HOLLANDA’NIN AMA ANAVATANI TÜRKİYE

 

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise konuşmasında, coğrafi işaretin önemine işaret ederek, “Lale kimin diye sorsak kimse ‘bizim’ demez. Lale Hollanda’nın ama anavatanı Türkiye. Biz malımıza sahip çıkmadık, adamlar sahip çıktılar ve yılda 1 milyar avro para kazanıyorlar” dedi. Türkiye’nin yoğurdun anavatanı olmasına karşın yoğurt mayası ithal ettiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, “Coğrafi işaret yoğurduna, lalene sahip çıkmak demektir. Allah bize petrol, doğalgaz vermemiş ama müthiş bir girişimcilik ve müthiş bir coğrafya vermiş. Türkiye’nin her ilçesinin kendine has peyniri var ama peynir deyince Fransa akla geliyor” diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, 365 oda ve borsanın yöresel ürünlere sahip çıktıklarını da sözlerine ekledi.

 

Ankara Valisi Ercan Topaca da konuşmasında yerel ürünlere sahip çıkmak gerektiğini belirterek, “Coğrafi işaret aldığımız zaman ürünlerimizi çok daha kolay pazarlayacağız. Bu ürünlere sahip çıkmak rekabet gücümüzü, markalaşma ve fiyat avantajını artıracaktır. Unutulmuş ekonomik ve kültürel değeri olan ürünlerimizi ticarileştirmek, piyasaya sunmak bizim için bir görevdir” dedi.  

 

BARAN: İTALYAN PİZZASI YERİNE TÜRK LAHMACUNU

 

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise konuşmasına “Türkiye’nin yedi bölgesinin bereketini, alın terini, el emeği ve göz nurunu Ankara üzerinden dünya ile buluşturduğumuz Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvemize hoş geldiniz, şeref verdiniz” sözleriyle başladı. Baran, coğrafi işaretin ekonomik önemine vurgu yaptığı konuşmasında, dünyada coğrafi işaretli ürünler pazarının 200 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığını, AB ülkelerinin 5 binin üzerindeki coğrafi işaretli ürününün yaklaşık 55 milyar Avroluk bir pazar değeri taşıdığını bildirdi. Coğrafi işaret kavramın yeterince bilinmediğini ifade eden Baran, şunları söyledi:

 

“ATO olarak bu zirveyi düzenlemekteki amacımız, belirli bölgelerimize ait ürünlerimizi tanıtmak, pazar oluşturmak, sadece bu ürünlerden oluşan bir ihtisas fuarını ülkemize kazandırmak ve coğrafi işaretler konusunda farkındalığı artırmak. Ankara Ticaret Odası olarak istiyoruz ki, yöresel ürünlerimizi tüm dünyaya tanıtalım, üreticimizin emeğini kıymetlendirelim ve bu ürünleri hak ettiği katma değerle yurt dışına ihraç ederek, ülkemize daha fazla döviz kazandıralım.”

 

İNGİLİZ’E RİZE ÇAYI

 

Türkiye’nin yöresel ürünler bakımından çok zengin bir ülke olduğunu vurgulayan Baran, “Fransa’nın ünlü Comte peyniri, İtalyan bir ailenin kahvaltı sofrasında nasıl kendine yer buluyorsa, bizim Kars kaşarımız, Kayseri pastırmamız, Afyon kaymağımız da aynı sofrada yer almalı… Bir İngiliz’in beş çayındaki tercihi neden Rize çayı olmasın? Lahmacunumuz neden İtalya’nın pizzası ile boy ölçüşmesin? Türkiye’nin ürünleri tüm insanlığın hayatına lezzet katsın, değer katsın” diye konuştu.

 

Yürürlüğe giren yeni Sınai Mülkiyet Kanunu ile coğrafi işaret tescilinin maliyetinin düşürüldüğünü ve tescil süresi kısaltıldığını söyleyen Baran, hükümete teşekkür etti. Baran, “Elimizi taşın altına koyduk. Çünkü Ankaramızı bu ürünlerin ticaret merkezi haline getirmek istiyoruz. Böylece hem tüccarımızın rolü, hem Ankara’nın ihracatı, hem de ekonomimize sağladığımız katma değeri artacak” dedi.

 

Tüm oda ve borsalar ile belediyelere yöresel ürünlere sahip çıkmaları çağrısında bulunan Baran, konuşmasını, “Ne demişler; kuldan hareket, Mevla’dan bereket. Şimdi düşünme, uğraşma, didinme, koşma zamanı. Durmak zamanı geçti, şimdi çalışma zamanı” sözleriyle tamamladı. 

 

ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ülkü Karakuş da, zirvenin startını 3,5-4 ay önce verdiklerini belirterek, “Bu muazzam görüntüyü bizlere yaşattığınız için teşekkür ederiz” sözleriyle katılımcının sayısından duydukları memnuniyeti ifade etti.

 

COĞRAFİ İŞARET TESCİLLİ OĞLAK SAHNEDE

 

Açılış konuşmalarının ardından ATO Başkanı Gürsel Baran, Bakanlar Özlü ve Tüfenkci ile diğer protokole, Ankara Tiftik Keçisi’nin yününden üretilen birer kaşkol hediye etti. Coğrafi işaretli ürünlerin bulunduğu birer sepetin de hediye edildiği törenin sürpriz konukları da vardı. Ankara Ticaret Odası’nın, coğrafi işaret tescili almak için başvuruda bulunduğu Tiftik Keçisinin yavruları da açılış fotoğrafında yerini aldı. A.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nde koruma altına alınan Ankara Keçisi’nin ıslahı yapılan iki yavrusu, törene renk kattı. ATO Başkanı Baran’ın kucağında bulunan yavru keçilere bakanlar da sevgi gösterdi.

Geri «
İleri »
Tren SeferleriOtobüs SeferleriRüya TabirleriYemek TarifleriSinema Telefonlar