2016 Zor Geçecek

  • Aydın Gazete
  • 31 Aralık 2015
  • 0

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Swissotel Büyük Efes
İzmir’de düzenlenen, “2015 Yılı Değerlendirmesi ve 2016 Yılı Öngörüleri” isimli
toplantıda 2015 yılını değerlendiren ve 2016 öngörülerini paylaşan Özyeğin
Üniversitesi İ.İ.B.F. Ekonomi ve Uluslararası İşletmecilik ve Ticaret Bölümleri
Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Özlale, Türkiye’nin imalat sanayinin yüzde 50’den
fazla ithalata bağımlı hale geldiğini bu nedenle hammadde ve ara malı
üretiminin artırımına yönelik özel bir teşvik modeli geliştirilmesi gerektiğini
söyledi.

“İhracatta maalesef 2012 yılı Ağustos ayı seviyelerindeyiz.
Sorunların bu şekilde devam etmesi halinde 6 yıl öncesinin de gerisine
dönebiliriz” diyen Özlale, Rusya ile yaşanan sorunların uçak krizi öncesine
dayandığını, doların ruble karşısında değer kazanmasıyla ihracatta 2015 başında
gerileme yaşandığını 2016 yılının da Türkiye açısından kolay bir yıl olmayacağını
ifade etti.

Türkiye’de sanayi sektörünün Gayri Safi Milli Hasıla’dan
aldığı payın yüzde 15 seviyelerine gerilediğine vurgu yapan Özlale, Türkiye’nin
dünyanın ilk 20 ekonomisi arasında yer almasına rağmen, imalat sanayi büyüklüğü
açısından irtifa kaybettiğini ve bu güç kaybının cari açığı arttırdığını
kaydetti. Özlale, bu sorunun çözümüne ilişkin ise, Türkiye’nin hammadde ve ara
malı üretimini teşvik edecek bir teşvik modelini hayata geçirmesi önerisinde
bulundu.

Türkiye’de ihracat ve sanayiyle uğraşmanın giderek ‘deli
işi’ olduğunu savunan Özlale, Türkiye’nin sanayileşme serüveninin son 12-15 senede
ciddi bir ivme kaybı yaşadığını anlattı. Özlale, “Kur, faiz, borsa üçgeninde
debelenmemiz de bundan. Çünkü biz ne üreteceğimizi bilemediğimiz için bu üçgen
içinde dönüp duruyoruz” dedi.

Borçlanma faizi
artacak

Türkiye’den 2015’de yabancı sermaye çıkışı olduğunu anlatan
Özlale konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tasarruf açığı yaşayan ülkemize 2016’da bu
açığı finanse etmek için gelecek olan yabancı para yüksek faizle gelecek. Gelişmekte
olan piyasalardan bir sermaye çıkışının yaşanması durumunda Türkiye en olumsuz
etkilenecek ülkelerin arasında. Bu sene ödememiz gereken kısa vadeli dış borcun
TCMB brüt rezervlerinin oldukça üstünde olması da dikkat edilmesi gereken bir
başka risk faktörü. Uzun bir süredir nakit akışını yönetme açısından zor bir
dönem yaşayan işadamları için faiz ve kur da önemli bir tehdit oluşturuyor. O
açıdan 2016, siyasi gerginliğe en son ihtiyacımız olduğu bir yıl. İhracatta ise
maalesef 2012 yılı Ağustos ayı seviyelerine geriliyoruz. Sorunların bu şekilde
devam etmesi halinde 6 yıl öncesinin de gerisine dönme ihtimalimiz var. Bu da
sanayi ve dış ticaretle büyümeyi hedefleyen ülkemiz için sürdürülebilir bir
durum değil.”

Rusya pazarı 2020’ye
kadar bizimle değil

Rusya’nın durumuna da değinen Özlale, “Bizim ihracatçımız
için en önemli pazarlardan biri Rusya. Bu ülkeyle aramızdaki dış ticarete
baktığımızda uçağın aslında 2015’den itibaren düşmeye başladığını
söyleyebiliriz. Doların, Ruble karşısında değer kazanmasıyla zaten işler kötüye
gitmeye başlamıştı. Petrolün 37 dolara düştüğü bir dönemde Rusya ve bölge
ekonomilerinin hemen toparlanmasını bekleyemeyiz. Rusya’nın istediği büyümeyi
yakalaması için petrolün varil fiyatı 60 dolarlara çıkmak zorunda, ki bu da
kısa vadede mümkün görünmüyor. Bu nedenle ihracatçılarımızın kısa dönemde
zararlarının karşılanması, uzun dönemde ise bu şirketlerimizi yeni pazarlara
entegre edecek politikaların tasarlanması gerekiyor. Bu açıdan ihracatçımıza
yeni pazara açıl demekten ziyade onları bu pazarlara ve küresel değer zincirine
entegre edecek teşvik mekanizmalarını hayata geçirmek gerekli.” ifadelerini
kullandı.

 Ürettiğimizin
yarıdan fazlası ithal

Türkiye sanayisinin dünya sıralamasında artık ilk 15 ülke
içinde yer almadığını da vurgulayan Özlale, “Türkiye’de imalat sanayinin lokomotifi
konumunda olan sektörlerin ithal bağımlılığı çok yüksek. Bugün ürettiğimiz her
100 liralık malın yarısından fazlası ara malı ya da yatırım malı ithalatına
gidiyor, bu ürün teknoloji yoğunluğu yükseldikçe daha da artıyor maalesef” diye
konuştu. Asgari ücret maliyetine de değinen Özlale, “Son üç senedir reel
ücretlerdeki artışı haklı gösterecek bir işgücü verimliliği yok. Bu nedenle
asgari ücreti arttırmak, hele ihracatın iyice hız kestiği emek yoğun
sektörlerde, çok doğru değil. Bu da rekabet gücümüzü azaltacak bir etmen.
Rekabet edemeyince de cari açığımız artıyor. Yani doğru sanayi politikası doğru
ticaret politikasıyla birleştirilemeyince cari açık artmaya devam ediyor” dedi.

İzmir en rekabetçi
il

İzmir’in en rekabetçi ve en fazla ihracat yapan illerden
biri olduğunu da sözlerine ekleyen Özlale, “Türkiye Japonya’nın yaptığından çok
daha fazla ürününü ihraç ediyor. İhracatta miktar olarak fazla ürün
gönderiyoruz ama katma değer kazandırması açısından Japonya’nın yanına bile
yaklaşamıyoruz. Nasıl ki ‘Made in Japan’ tüm dünyada birşey ifade ediyorsa
‘Made in Turkey’ de artık birşey ifade etmek zorunda” diye konuştu.

 Ege Bölgesi’nde bazı illerin ihracatında tek sektöre
ve ihracat pazarında tek pazara bağımlılıklarının olduğuna da işaret eden
Özlale, bu durumun risk oluşturduğunu anlattı.

KUTU

Türkiye’nin 2015 yılını çifte seçim ve pek çok olumsuz
gelişme ile geride bıraktığını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör
Başkanı Sabri Ünlütürk, 2016 yılının daha iyi geçmesini dilediklerini söyledi.

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Swissotel Büyük Efes
İzmir’de düzenlenen, “2015 Yılı Değerlendirmesi ve 2016 Yılı Öngörüleri” isimli
toplantıda konuşan Ünlütürk, “2015 yılı bol seçimli, siyasi ve ekonomik
gelgitlerin olduğu bir yıl oldu. Temennimiz 2016 yılının daha güzel bir yıl
olması” diye konuştu.

Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur
İşbırakmaz ise 2015 yılında Ege İhracatçı Birlikleri’nin gerçekleştirdiği
projeler ve 2016 yılında yapmayı hedeflediği etkinliklerle ilgili Ege İhracatçı
Birlikleri Yönetim Kurulları’na bir sunum yaptı. 

Geri «
İleri »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tren Seferleri Otobüs Seferleri Rüya Tabirleri Yemek Tarifleri Sinema Telefonlar